20/4/2007 - teessüf ederim
toshiba firmasına teessüflerimi iletiyorum.ve kendilerinden xp driverlarını bekliyorum.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/4/2007 - TOSHİBA A100 785 = ÇÖPE AT
ABİCİM BEN NE TALİHSİZ Bİ ADAMIM YAA.
2000 YTL YAA AZMI.
KAFAYI YİYECEM VALLA.
RESMEN GİTTİ .BU KADAR BOKTAN LAPTOPMU OLUR YAA. WİNAMP LA İNTERNETİ KALDIRAMIYO. KENDİ KENDİNE KAPANIYO MAKİNA.:)
ADI TAŞINABİLİR GELDE TAŞI ERKEKSEN. AZAMİ 1 SAAT GİDİYO PİLİ. EMANET TAMAMEN.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/3/2007 - GOLD BİLGİSAYARA PARA VERECEĞİNİZE PARANIZI ÇÖPE ATIN DAHA HAYIRLI OLUR
yaktı beni gold bilgisayar.bi tane toshiba a 100 785 laptop aldım almaz olaydım. siyah beyaz televizyonun görüntü kalitesi ondan daha iyidir.sıfır makinanın açılması için takribi 6-7 dakika gerekiyo.
vistadan başka bi işletim sistemiyle çalışmıyo. gittim buna xp kurun dedim 120 doları bayıl kuralım dediler.resmen soygun.eskinin eşkiyaları şimdinin gold bilgisayarında hayat bulmuş meğerse.
o halkla ilişkiler müdürü emre denilen herif yokmu. allah düşümesin elime.resmen bağladı tenekeyi arkama yolladı beni.
istanbul/kadıköydeki dönerciler sırasındaki o gold bilgisayar varya önünden geçemiyom artık.
2000.00 ytl mi resmen yediler.
şimdi mi ne yapacam. resmen içerledim. bi enayi bulup 2 milyara aldığım laptopu 1 hafta sonra 1 e felan satacam. o parayı da artıkın avukatlara veririz.
mühim olan hak yerini bulsun.
gold bilgisayardan şikayetçiyim. sesimi kim duyacak bilinmez ama ben yine de şikayetçiyim.
donanımhaber isimli forumdaki gold pc mi aman aman adlı yazıyı okumanızı öneririm.
|
|
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/10/2006 - BİLİMUM KARŞILAŞTIRMALAR
- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl yaşıyor. - Çin’de 44 milyon kadın kayıp. - 2002’de idamların yüzde 81’i ABD, Çin ve İran’da gerçekleşti. - İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla bilgiye sahip. - AB’deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon, Afrika’nın yüzde 75’inin günlük geçiminden daha fazla. - Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle yaşıyor. - Rusya’da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda hayatını kaybediyor. - 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı. - Hindistan’da 44 milyon çocuk işçi var.. - Washington’daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre üyesi için 125 kişi çalışıyor. - Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor. - Mc Donalds’ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını tanıyanlardan fazla. - Kenya’da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor. - Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar. - Amerikalılar’ın üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.. - Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç kalıyor. - Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33. - Sigara içenlerin yüzde 82’si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. - Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için yaşanıyor. - Afrika’da 30 milyon kişi AIDS. - Her yıl 10 dil ölüyor. - İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla. - Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var. - Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor. - Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor. - İngiltere’de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol’un ilk sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı. - ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor. - ABD, “haydut devlet” diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla askeri harcama yapıyor. - Dünyada 27 milyon köle var. - Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor. - Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa’ya satılıyor. - Yeni Zelanda’dan İngiltere’ye uçakla getirilen bir tane kivi, atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor. - Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/9/2006 - YUHHHH
KOCA ÜLKEYE 20 TANE VETERİNER HEKİM ATADILAR YA.
SINAVA 4200 KİŞİ GİRDİ.
20 KİŞİ ALDILAR.:(((
1 SENE ANAOKUL
5 SENE İLKOKUL
3 SENE ORTAOKUL
4 SENE LİSE
1 SENE DERSANE
5 SENE ÜNİVERSİTE
TOPLAMDA 19 SENE OKU VE SONUNDA HİÇ Bİ BOK OLMA.VARMI BÖLE ŞEY YAA.
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/9/2006 - ÖLÜMÜN EN AYDINLIK YÜZÜ :)) (YAZANINELİNESAĞLIK)
Karanlıktaymışlar. İki embriyo, bir ana rahminde... Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde... Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece... Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş. Elleri, ayakları belirginleşmiş. Gözleri çıktıkça meydana, İkisi de çevrede olup biteni fark etmiş... Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu... Sıcak, ıslak, sevgi dolu... "Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki" demişler, "...bize ne mutlu..."
Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler. Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler. Onları besleyip büyüten kordonu fark edince O kordonla kendilerini var eden Anne'lerine şükretmişler. Sonra başlamış bir varoluş tartışması: "Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk" diye sormuş ikizler... "Annemiz" demiş biri, "O bizi var etti, bize can verdi." "Ne biliyorsun" diye itiraz etmiş öteki, "Sen hiç Anneni görmedin ki...": "Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir."
Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler. Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler. Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların... Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın... Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek; Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.
"- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz" diye fısıldamış ikizlerden biri efkarla... "- Ben gitmek istemiyorum" diye diretmiş öteki; "doyamadım ki daha hayata..." "- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan sonra hayat vardır." Sormuş karamsar olan: "- Bir gün bize hayat veren kordon kesilecek. Ondan sonra başımıza neler gelecek?" Şiirle cevaplamış iyimser olan: "Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok seferinden..."
Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış. Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış. Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar. Ve "ömrümüz bitti" diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar. Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu, Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür hayata çıkmışlar.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/8/2006 - KPSSP3 : 75.791( VALLA BENDEN BU KADAR )
BEN BİR VETERİNERİM.ACABA BU PUANLA TARIM BAKANLIĞINA YERLEŞEBİLİRMİYİM.
GEÇERLİ OLAN PUANIN KPSSP1 OLDUĞUNU SANIYORDUM BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM. 4 PUAN İÇERİDEYİM.
DEVLET MEMURU OLUP 950 MİLYON MAAŞA SAHİP OLABİLMEK ADINA BU KADAR ÇABA SARFETMEK GERÇEKTEN BİRAZ İLGİNÇ.
BENİM SONUM RİSKSİZ BİR YAŞAM ARZUSUNDAN GELECEK GALİBA( NET Bİ MAAŞIM OLSUN GERİSİ BOŞ GİBİSİNDEN ).
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/7/2006 - BİM DE ESKİ SEVGİLİYİ GÖRMEK (ÇARPMADIR )

Son patitoyu da attım ağzıma ve bim'e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar, ben bunu anladım.
bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı, çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum.
"abi bu klima üflemiyor galiba" dedim. ama cevap vermedi, işine döndü. ben de doğruca patitoların olduğu yere gittim. aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. gittim onu da aldım.
tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" diye yankılanan bir ses şimdi "süt de alalım. dost süt olsun" diyordu. bir zamanlar kulağıma "seni seviyorum" diye yankılanan bir ses şimdi "yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz" diyordu. yavaşça arkamı döndüm. patitolar ve le porta elimden yere düştü. evet, eski sevgilimdi bu.
bir zamanlar sevdiğim kadındı. bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim'e gelmiş alışveriş yapıyordu. bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu. ve alışveriş arabasında le cola, blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi birsürü ürün vardı. evet bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu.
ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim ama lanet olası bim'de raf diye bir şey yok ki. tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde saklanamadım.
peki size sorarım. siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. bastılar kahkahayı. yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. le portam manzunca yerden bana bakıyordu. ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu.
gözlerine baktım. le portanın değil lan, eski sevgilimin. ban baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. ayaklarıma bakıyordu. anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. buydum işte. sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi giyinmiş ama bir bak bakayım ona. bim'de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? ben en azından yakışıyorum buraya. içimden geldiği gibiyim.
böyle düşündüm ama sonra hassiktir dedim. adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. kim naapsın lan beni. "nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı" dedi. gittikçe gerginleşiyordu ortam. yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama "nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl olduğundan zerre s..kinde değildim herifin. adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu.
"niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım. "ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "neyse s..ktir et" der gibi baktım. s..tir etti alışverişe devam etti. bir güle güle demeden.
gözyaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. bir de blume peçete aldım yüzlük paket, gözyaşlarımı silmek için. kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana, bana bakmasın artık kimse. al lan paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. dönüp onu da aldım. mina koyim, bir romantizm de yaşayamadık be.
eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan.
"abi bir şey diycem. pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük"
o günden beri evdeyim. bim'e de kapıcıyı yolluyorum.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/3/2006 - ARAŞTIRMA (ADAMLAR İŞİ GÜCÜ BIRAKMIŞLAR NE ARAŞTIRMIŞLAR BAKIN BAKEM )

Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış. Ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş. Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btüün oalark oykuorumuşz. Bakın nasıl da duzgun okudunuz, ilginc degil mi?
|
|
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
PENTAGRAM FAN KLUBE HOŞGELDİNİZ
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
• yildirayelik • zupermen • yesimelik • joezombi • poner • muzy • thedeparted • mng • fajterapi • sekeseke • spaceblog • kiirpii • erexion
|